Ikebana (Kadou) nedir?

“Çiçek düzenlemenin de sanatı olur mu?” demeyin! Kökleri çok eskilere dayanan bir sanat ve felsefe olan “ikebana” günümüzde de anları ve mekanları güzelleştiriyor.

IKEBANA, kelime anlamıyla çiçekleri canlı tutmak, onlara hayat vermek demektir. Ikebana ya da diğer bir deyişle kadou, geleneksel Japon çiçek düzenleme sanatı olup, en çok bilinen geleneksel Japon sanatlarından biridir. Basitçe çiçekleri saksıya yerleştirmeden ziyade, kendi felsefesi ve çeşitli ekolleri olan bir sanattır. Yalnızca çiçek değil, kesilmiş dal, yaprak, filiz, solmuş çiçek vb. de kullanılır.

İkebana (çiçek düzenleme) sanatı 15. yüzyıla kadar eskilere gitmektedir. Japon kültüründe her çiçeğin sembolik bir anlamı vardır. Çiçekler, yeri, göğü, insanı, duyguları simgeleyebilmektedir. Sembollere dayalı kesin kurallar bulunmaktadır. Ne kadar kural olursa olsun, bütün kurallar cennet-dünya-insan üçlemesine dayanır. Bu kuralların oluşturduğu çeşitli ikebana biçimleri ikebana okullarında öğretilmektedir. Bu biçimlerin bazıları oldukça sade, bazılarıysa çok abartılıdır. Ortak noktaları ise hepsinin bir anlam taşımasıdır. Budist tapınaklarındaki dini törenlerde çiçek sunma adeti, ikebananın da doğuşunu sağlamıştır. Bu sunuşlarda çiçekler ve dallar, cennete dönük yerleştirilirmiş. 15. yüzyıla gelindiğinde dikkatler cennetten, cennet misali doğaya çevrilmiş. Doğanın mükemmelliğini yansıtma arzusu ikebana da göstermiş kendini… Bu tarza “rikka” (dik duran çiçekler) denmektedir.

2543794301_2684d834f8

İKEBANA, bir yaşam şekli bir felsefedir. Teknik, gelenek ve sezgilerimizi kullanmamızı sağlar. Ruhsal bir deneyimdir. Hem göze, hem akla, hem de ruha hitap eder; ruhun aynasıdır. Ikebana sanatı, bir beceri ya da el çabukluğu kazanma öğretisi değil; öze, ruha, gerçeğe yönelme yoludur. Anı yaşamaktır. İnsanı sakinleştirir, tabiatta daha önce önem vermediğimiz şeyleri görüp takdir etmemizi sağlar. İkebana yaparken içimize de dönüp kendimizdeki bazı noktaları da ortaya çıkarırız. Öğretimin gerçek kısmı dile gelmez. Çiçekleri düzenlerken içimize döner, yoğunlaşır “evrensel gönül” ile uyum sağlamaya çalışırız. Kırlardaki çiçekler gibi tasasız, kaygısız bir “hiç” ama yine de “herşey” oluruz. Tabiatı ve kendimizi daha çok severiz. İKEBANA yapıtına sadece sanatçı gözü ile değil, gönül gözü ile bakılmalıdır. İKEBANA’ da çiçekler şimdiyi, tomurcuklar geleceği, tohumlar geçmişi simgeler.

47

47, bu siteyi düzenlemek için kendini adamış, Japonca Öğretmenliği bölümünde okuyan, yegâne ezik kişinin takma ismidir. Gerekli olmadığı sürece itibar etmeyiniz.

Bunları da sevebilirsiniz